Çatı Kuşu (Saçak Altı Kuşları)
- Ümit Özkan
- 11 Haz
- 1 dakikada okunur
Güncelleme tarihi: 12 Haz
Geçmişi M.Ö. IX. yüzyıla kadar uzanan Kuşadası kenti, bugünkü yapısına XVII. yüzyılda iki kez sadrazam olan Öküz Mehmet Paşa zamanında kavuşmuştur. Paşa, kenti surlarla çevirerek han, hamam ve camiden oluşan bir külliye inşa ettirmiştir. Bugünkü kentin çekirdek çekirdek yerleişimi bu sur duvarlarının çevrelediği, Akdeniz mimari tarzının en güzel örneklerinin bulunduğu, Kentsel Sit Alanı olarak korunan Kaleiçi diye adlandırabileceğimiz yerleşimdir. Camikebir ve Dağ mahallelerinden oluşan bu yerleşim daha sonra sur duvarlarının dışında da devam etmiştir.

Kentsel Sit Alanı içinde yer alan yapılar genelde sokak çizgisine hemyüz olarak konumlandırılmış olup bahçelidir. Meyilli sokaklar ise merdivenli dokusu, sokak çeşmeleri ve bu yapılarda özel bir görünüm sergilemektedir.

Yapıların alt katlarında pencerelere rastlanmasa da üst katlarda sürme pencereler ve cumbalar yer alır. Kırma sistemli olup alaturka kiremitle kaplı oluksuz çatıların bağdadi sistemli içbükey saçaklarında çeşitli çiçek motiflerinin ve Kuşadası’na ismini veren Güvercinada’daki birçok güvercinden esinlendiği düşünülen saçak kuşlarının birçok sivil mimarlık örneği yapıda yer aldığı görülmektedir.

Pişmiş topraktan yapılan ve her ustanın kendi yorumu ile gerçekleştirdiği bu kuşlar yerinde hazırlanarak saçak köşelerine yerleştirilmiş ve birçoğu günümüze kadar gelmiştir. Kuşların görüntüleri birbirinden farklı olup bazıları kanatları açık olarak düzenlenmiş, bazı kuşlarda ise elinde yumurta taşır bir görünüm oluşturulmuştur.
Kuşadası'na ismini veren ve bu özel görünümü oluşturan saçak kuşlarının envanterlerinin hazırlanması, replikalarının yapılması ve Kuşadası eski kent dokusundaki evlerde de kullanılarak bu özelliğin yaşatılması hepimizin dileğidir.
Ümit Özkan



